|
|
Deşifre Edilmiş Metin:
IRENE: Bundan sonra aklımda kalan ise—gece vakti olmasına karşın—karda yürümeye çalışıyorduk. Annemizin peşi sıra sürüklediği bir bavulu vardı. Benim yoktu öyle hatırlıyorum. Gittiğimiz yere gitmek istemiyor gibiydim. Beni çekiştirip, sadece bilirsiniz ya, gel demişti. Onu hatırlıyorum yani—varlığını hatırladığım bir an bu, beni çekerken aslında… RENE: Bence ben daha sakin gidiyordum. Çünkü çekme olayını hatırlamıyorum. Geceyi ve köpekleri hatırlıyorum ama. IRENE: Evet, evet, etrafta köpekler vardı. Havlıyorlardı. Daha sonra trene bindik. RENE: Tabi ya, tren yolculuğu. Hatırlıyorum. IRENE: Evet, ben de. RENE: Yani, o yolculuğu, şimdi biliyoruz ne olduğunu, Auschwitz'eydi. Ama arabadaki sıcak, koku, zar zor sıkıştırılan çeyreklikler, boyutlar, ıstırabın karşımı. Yani siz, demek istiyorum ki insanların öldüğünü duymuşsunuzdur... IRENE: Bir inilti vardı ve… RENE: İnilti, evet bir inilti vardı. Korkunçtu. IRENE: Küçükseniz, bunu bilmek, yani zordu, yanınızdakilerin hepsinin ceset olduğunu bilmek. Ben de yere uzanmak istiyordum öyle, hatırlıyorum. RENE: Evet, doğru, ama uzanamamıştık bir nedenden ötürü... IRENE: Evet, yer yoktu çünkü… RENE: Yer yoktu ya da çok pisti. Uzanacak hiçbir yer yoktu. IRENE: Uzanamazdınız. Çünkü yer yoktu. Gittiğiniz yol boyunca ayakta durmak zorundaydınız. Biz... yine de ağlamadık. RENE: Ağlamadık. IRENE: Ağlamadık. Korkmuştuk. Ağlamanın sizin yaptığınız şeylerden biri olmadığını biliyorduk.
|