
Hana Mueller Bruml
Doğum: 1922, Prag, Çekoslovakya
Prag'ın işgalini anımsıyor [Görüntülü röportaj: 1990]
Geldikleri günü hatırlıyorum. Geldikleri o günü…
Durduğum sokağı ve karın yağışını hatırlıyorum. Soğuk
bir gündü. Şehre giriyorlardı. Yalnızdım. Öylesine oraya
yürüdüm. Yaşadığım yerden çok uzak değildi. Onları vagonlarıyla,
tanklarıyla, araçlarıyla, çatılara doğrulttukları silahlarıyla
izleyebiliyor.
Kar yağıyordu. Bu vidayı giderek daha fazla sıkıştıracaklarını
biliyorduk. Avusturya'da olan biteni biliyorduk,
ama nasılsa hala Çekoslovakya'da olduğumuzu düşünüyorduk. On bir-on
iki yaşında Gizli Yahudiler (Marranos) ile ilgili bir kitap
okuduğumu hatırlıyorum. Engizisyon zamanında dinlerinden
vazgeçmek ya da Katolik olmak seçeneğiyle karşı karşıya
bırakılan İspanya'daki Yahudileri anlatıyordu. Pek çok
Yahudi yalnızca ismen din değiştirmiş. Hâlâ Yahudi bayramlarını
kutluyorlardı. Engizisyonla ilgili bir hikâyeydi işte. Hani çocukluğunuzdan kalma gülünç
şeyler hatırlarsınız ya… Ben de büyükannemin “20.yüzyılda
Çekoslovakya'da yaşayacak kadar şanslı değil miyiz? Böyle bir şeyin bizim başımıza
gelmesi imkansız” dediğini hatırlıyorum.
Geldikleri günü hatırlıyorum. Geldikleri o günü…
Durduğum sokağı ve karın yağışını hatırlıyorum. Soğuk
bir gündü. Şehre giriyorlardı. Yalnızdım. Öylesine oraya
yürüdüm. Yaşadığım yerden çok uzak değildi. Onları vagonlarıyla,
tanklarıyla, araçlarıyla, çatılara doğrulttukları silahlarıyla
izleyebiliyor.
Kar yağıyordu. Bu vidayı giderek daha fazla sıkıştıracaklarını
biliyorduk. Avusturya'da olan biteni biliyorduk,
ama nasılsa hala Çekoslovakya'da olduğumuzu düşünüyorduk. On bir-on
iki yaşında Gizli Yahudiler (Marranos) ile ilgili bir kitap
okuduğumu hatırlıyorum. Engizisyon zamanında dinlerinden
vazgeçmek ya da Katolik olmak seçeneğiyle karşı karşıya
bırakılan İspanya'daki Yahudileri anlatıyordu. Pek çok
Yahudi yalnızca ismen din değiştirmiş. Hâlâ Yahudi bayramlarını
kutluyorlardı. Engizisyonla ilgili bir hikâyeydi işte. Hani çocukluğunuzdan kalma gülünç
şeyler hatırlarsınız ya… Ben de büyükannemin “20.yüzyılda
Çekoslovakya'da yaşayacak kadar şanslı değil miyiz? Böyle bir şeyin bizim başımıza
gelmesi imkansız” dediğini hatırlıyorum.
1942'de Hana diğer Yahudilerle birlikte, hemşire olarak çalıştığı Theresienstadt gettosunda tutuklandı. Salgınlar ve yoksulluk içinde, insanlar opera gösterileri, münazaralar, şiir okumaları düzenliyordu. 1944'te Hana Auschwitz'e sürüldü. Bir ay kaldıktan sonra, uçak parçaları imal eden bir fabrikada zorunlu çalıştırıldığı, Gross-Rosen yan kampı Sackisch'e gönderildi. Mayıs 1945'te serbest bırakıldı.
US Holocaust Memorial Museum - Collections