United States Holocaust Memorial Museum The Power of Truth: 20 Years
Museum   Education   Research   History   Remembrance   Genocide   Support   Connect
Donate
Holokost Ansiklopedisi

 

 

 

Tanıklıklar

Benjamin (Beryl) Ferencz
Doğum: 1920, Transilvanya, Romanya

Kanıt toplama süreci ve tutuklama emirlerinin çıkarılması anlatılıyor (Buchenwald kampındaki kanıtları da kapsamaktadır). [Görüntülü röportaj: 1994]

Deşifre Edilmiş Metin:

Daha önce hiçbir zaman “Buchenwald” ismini duymamıştım. Daha sonradan hepsiyle haşır neşir oldum, ama önceden ne "Einsatzgruppen"'i ne de “Babi Yar”ı duymuştum zaten. Bu isimleri bilmiyorduk, ama bir toplama kampının varlığından haberdardık. Üçüncü Ordu karargahına toplama kampı olduğuna inandıkları x bölgesine tank bölüğü yaklaşıyor ya da toplama kampı olan bölgeyi istila ettiler diye bir rapor gelirdi. Kurum çok kötü vs. yazardı raporlarda. Bu rapor bana gelirdi ve ben de "Alana gidip bunu soruşturacağım" derdim. Daha sonraları alana gidebilecek başkaları olsa da ben çok istekliydim. Çünkü içlerinde en deneyimli ve fit olan kişi bendim. Ayrıca kimse de gitmek istemiyordu zaten. Alana gitmek demek genellikle ciple gidebildiğim kadar hızlı gitmek ve hangi birimin geldiğini ya da kampa girdiğini ortaya çıkarmak, ardından kampa girmekti. Çok hızlı bir şekilde tuttuğum kayıtları güvence altına almam gerekiyordu. Her kampta bir Schreibstube ya da büro vardı. Schreibstube'ye (ofis) giderdim. “Beschlagnahme the Schreibstube” yani burada sizin getirdiğiniz her şey bize aittir, hiçbir şey çıkarılamaz her şeye el konulmuştur ve güvendedir yazardı. Buchenwald'da örneğin bu kampta öldürülen kişilerin kayıtlarının tutulduğu ölüm defterleri yani Totenbuecher'e el koydum. Bunlar büyük, kara kaplı defterlerdi ve kampta kalan herkesi ölü olarak kaydetmişlerdi. Kayıtlarda tarih, tutuklunun ismi, varsa doğum tarihi, numarası ve tabi ki ölüm nedeni yazılırdı. Hepsinin uydurma olduğu o kadar belliydi ki. "Auf der Flucht erschossen" “Kaçmaya çalışırken vuruldu”, "Auf Typhus" “Tifüsten öldü” ya da başka hastalıkları yazmışlardı. Bu kayıtlar daha sonra olaylar ve kimlerin bu olaylara karıştığına yönelik en önemli kanıtları oluşturdu. Daha sonra kampta ne olduğunu anlatmak üzere sağ kalanlar tanıkları çağırır, dinlerdim. Genelde iki üç gün sürerdi ama hepsine bakmadan kafamda genel bir fotoğraf oluşurdu. Buradan hareketle karargaha döner, raporumu yazar ve suça karışan herkes için tutuklama emri çıkarırdım.

Daha önce hiçbir zaman “Buchenwald” ismini duymamıştım. Daha sonradan hepsiyle haşır neşir oldum, ama önceden ne "Einsatzgruppen"'i ne de “Babi Yar”ı duymuştum zaten. Bu isimleri bilmiyorduk, ama bir toplama kampının varlığından haberdardık. Üçüncü Ordu karargahına toplama kampı olduğuna inandıkları x bölgesine tank bölüğü yaklaşıyor ya da toplama kampı olan bölgeyi istila ettiler diye bir rapor gelirdi. Kurum çok kötü vs. yazardı raporlarda. Bu rapor bana gelirdi ve ben de "Alana gidip bunu soruşturacağım" derdim. Daha sonraları alana gidebilecek başkaları olsa da ben çok istekliydim. Çünkü içlerinde en deneyimli ve fit olan kişi bendim. Ayrıca kimse de gitmek istemiyordu zaten. Alana gitmek demek genellikle ciple gidebildiğim kadar hızlı gitmek ve hangi birimin geldiğini ya da kampa girdiğini ortaya çıkarmak, ardından kampa girmekti. Çok hızlı bir şekilde tuttuğum kayıtları güvence altına almam gerekiyordu. Her kampta bir Schreibstube ya da büro vardı. Schreibstube'ye (ofis) giderdim. “Beschlagnahme the Schreibstube” yani burada sizin getirdiğiniz her şey bize aittir, hiçbir şey çıkarılamaz her şeye el konulmuştur ve güvendedir yazardı. Buchenwald'da örneğin bu kampta öldürülen kişilerin kayıtlarının tutulduğu ölüm defterleri yani Totenbuecher'e el koydum. Bunlar büyük, kara kaplı defterlerdi ve kampta kalan herkesi ölü olarak kaydetmişlerdi. Kayıtlarda tarih, tutuklunun ismi, varsa doğum tarihi, numarası ve tabi ki ölüm nedeni yazılırdı. Hepsinin uydurma olduğu o kadar belliydi ki. "Auf der Flucht erschossen" “Kaçmaya çalışırken vuruldu”, "Auf Typhus" “Tifüsten öldü” ya da başka hastalıkları yazmışlardı. Bu kayıtlar daha sonra olaylar ve kimlerin bu olaylara karıştığına yönelik en önemli kanıtları oluşturdu. Daha sonra kampta ne olduğunu anlatmak üzere sağ kalanlar tanıkları çağırır, dinlerdim. Genelde iki üç gün sürerdi ama hepsine bakmadan kafamda genel bir fotoğraf oluşurdu. Buradan hareketle karargaha döner, raporumu yazar ve suça karışan herkes için tutuklama emri çıkarırdım.

Ben Romanya, Transilvanya'daki Karpat Dağları'ndaki küçük bir köyde dünyaya geldi. Bebekken ailesi Amerika Birleşik Devletleri'ne taşındı. Ben, Harvard Üniversite'sinde ceza hukuku okudu. Harvard Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden 1943'te mezun oldu. Müttefikler’in Batı Avrupa'yı işgaline hazırlık esnasında Amerikan uçaksavar topçu taburuna katıldı. Avrupa'da II. Dünya Savaşı'nın sona ermesiyle Ben, Amerika Birleşik Devletleri Ordusu'nun Savaş Suçları Araştırma Birimi’ne atandı. İsnat edilen Nazi savaş suçlarını tutuklamak ve buna karşı kanıt toplamakla görevlendirildi. Nuremberg Mahkemeleri'nde görülen Einsatzgruppen Davası'nda Amerikan Başsavcısı oldu.

— US Holocaust Memorial Museum - Collections

Copyright © United States Holocaust Memorial Museum, Washington, D.C.