“Torunumu Çaldılar”
Kibumba, Demokratik Kongo Cumhuriyeti
Enlem: -1,511 / Boylam: 29,33

Kuzey Kivu'da en çok gıpta edilen savaş gereçleri el bombaları ve hatta omuzdan ateşlenen roketler değil, en çok tercih edilen silah, çocuklar. Emirleri sorgulayamayacak kadar küçükler, ellerinin ebatları Rus yapımı AK-47 saldırı tüfeklerini kavramak için mükemmel. Okullarından ve evlerinden alınıyor ve askerî hizmete zorlanıyorlar. Cezalandırma korkusuyla ya da madde bağımlılığıyla ayrılmaları engelleniyor. Ön cephe savaşçısı, taşıyıcı ve hatta seks kölesi olarak kullanılıyorlar.
Cephe hattının yirmi kilometre güneyindeki Kibumba mülteci kampından geçerken bir battaniye, araç gereç ve biraz da yiyecek taşıyan yaşlı bir adama rastladık. 14 yaşındaki torunuyla birlikte dünkü çatışmadan kaçmış. Ancak bu sabah Kongo ordusu çevrelerini sarmış ve çocuğu Nkunda'nın isyancılarıyla yapılan savaşa katılmaya zorlamışlar. Büyükbabanın Goma'ya devam etmekten başka yapabileceği bir şey yokmuş.
Kuzey Kivu'da çocuk askerlerin kullanılması, 1996'daki ilk savaşın başlamasından beri yaygın olarak görülen bir uygulama. Ancak Save the Children (Çocukları Kurtarın) kuruluşuna göre, Aralık'taki son çatışma süreci çocuklar için yeni bir “felaket” durumuna yol açmakta. Bölge yöneticisi Hussein Marsal'a göre bölgede özellikle son 3 yıl içerisinde terhis edilmiş 7.000 çocuk tehlikeyle karşı karşıya.
Daha önce silahlı grupların elinden kurtarılmış olan çocuklar, daha büyük bir tehlike altında. Çünkü komutanlar savaş tecrübesi olan gençlerin peşinde ve bunların birçoğu bakım ve eğitim için yeterli kaynaklar bulunmadığından, aile ve toplum yaşamına tekrar uyum sağlamayı başaramıyorlar.
Geçen hafta Bukavu'da bu çocukların savaş sonrası yeni bir yaşama kavuşmalarına yardımcı olmanın ne kadar çetin bir iş olduğunu ilk elden gördük. Öğleden sonrayı bir terhis merkezinde, yaşları 15 ve 19 arasında değişen ve tekrar genç olmanın nasıl bir şey olduğunu anımsaya çalışan önceden askerlik yapmış iki düzine çocukla geçirdik. Birçoğu buradaki Kuzey Kivu bölgesinden geliyordu.
Çocuklar, kendilerini komutanları tarafından dışlanmış hissederek ve silahları olmaksızın merkeze geliyorlar. Danışmanların öncelikle bu çocukların güvenini kazanması ve sonra gördükleri ve yapmaya zorlandıkları şeylerin kendi hataları olmadığını anlamalarına yardımcı olmaları gerekiyor. Bunun sorumlusu onlar değil, yetişkinler. Bir başka çocukla tartıştıklarında hemen bir bıçağa davranmamayı öğreniyorlar ve kadın ve kızlarla saygılı bir şekilde etkileşime geçiyorlar.
Ancak 3-6 aylık programları sona erdiğinde onlara ne olacağını merak ettim. Şansları varsa aileleriyle tekrar bir araya gelecekler ve ertelenmiş çocukluklarını yaşayabilecekler. Ancak tekrar baş gösteren şiddetle en azından birkaçı kendisini Kuzey Kivu'daki savaş alanında, Bukavu'da karşılıklı kart oynayabilecekleri bir düşmanı öldürmeye çalışırken bulacak.
Bir çocuk asker olmanın nasıl bir şey olduğu hakkında daha fazla bilgi edinmek ister misiniz? Ishmael Beah'ın “A Long Way Gone” isimli kitabını tavsiye ederiz.
Gönderen: Michael Graham | 6 Aralık 2007