Bin Tepe Ülkesi'nden

Kigali, Ruanda
Enlem: -1,9315 / Boylam: 30,0603

Kigali Tepelerinin, Kigali Anı Merkezi'nden (KMC) görünümü.  Yalnızca Kigali bölgesinde 250.000 kişi öldürülmüş ve bunların büyük bir çoğunluğu da betondan büyük odalara gömülmüştür. Ruanda ekonomisi goril turizminin yanı sıra, kahve ve çay ihracatı sayesinde hızla büyümekte olup internet teknolojisinde bölge lideri olma yolunda kararlı adımlarla ilerlemektedir.
Kigali Tepelerinin, Kigali Anı Merkezi'nden (KMC) görünümü. Yalnızca Kigali bölgesinde 250.000 kişi öldürülmüş ve bunların büyük bir çoğunluğu da betondan büyük odalara gömülmüştür. Ruanda ekonomisi goril turizminin yanı sıra, kahve ve çay ihracatı sayesinde hızla büyümekte olup internet teknolojisinde bölge lideri olma yolunda kararlı adımlarla ilerlemektedir.



Ruanda, Orta Afrika'da yer alan ve yeryüzünde kalan son dağ gorillerinin bazılarına ev sahipliği yapan küçük ve canlı bir güzelliğe sahip “bin tepe ülkesi”dir. Ancak bunun yanı sıra daima, 1994'te soykırımın her bir tepeyi ve ülkenin her köşesini yakıp kül ettiği, cesetlerin nehirleri doldurduğu ve “uluslararası toplumun” yüz çevirdiği topraklar olarak anılacaktır. 100 gün içerisinde çoğunluğu ülkedeki Tutsi azınlık grubuna mensup yaklaşık 800.000 kişi katledilmiştir. Bu katliam, Ruanda'da egemen çoğunluğu oluşturan Hutu kabilesinin aşırı uç görüşteki liderleri tarafından planlanıp uygulanmıştır.

Jerry Fowler ve ben Demokratik Kongo Cumhuriyeti'ne gitmek üzere Ruanda'da bulunuyoruz. Holokost Müzesi'nin müdürü Sara Bloomfield ile Müze Kurulu’nun bir üyesi ve Washington Post'ta köşe yazarı olan Michael Gerson da gezimizin bir bölümünde bize katılıyorlar.

Kongo'nun doğusuna doğru gidiyoruz çünkü soykırımın etkileri Ruanda'nın kendi sınırlarının çok dışına taşmış durumda. Tutsi yönetimindeki bir asi grup olan Ruanda Yurtsever Cephesi (ya da RPF) soykırımcıları yenilgiye uğratıp Ruanda'nın kontrolünü ele geçirmiştir. İçlerinde on binlerce katil bulunan bir milyon dolayındaki Hutu kökenli mülteci ise RPF'nin misillemede bulunmasından korkarak sınır dışına kaçmıştır. Bunların mevcudiyeti ve yeni Ruanda hükümetinin mülteciler arasındaki “soykırımcıların” kökünü kazıma yönündeki müdahaleleri Kongo içerisinde on yıl süren bir savaş yaşanmasına, doğrudan şiddete, önlenebilir hastalıklara ve yetersiz beslenmeye maruz kalan 5 milyon kişinin yaşamını yitirmesine, yüz binlercesinin evlerinden edilmesine neden olmuş ve kadınlara karşı dünyada eşi görülmemiş derecede acımasız cinsel saldırılarda bulunulmasına yol açmıştır.

Gönderen: Michael Graham | 23 Kasım 2007